Sami Yusuf’un dünyası

Sami Yusuf’un dünyası

Azeri asıllı müzisyen Sami Yusuf bir röportajında sanat dünyasını tarif ederken, “Her şey idolleşme, para ve ticaretten ibaretti” demiş.

‘Al-Muallim’ albümüyle tanındıktan sonra ‘Hasbi Rabbi’ şarkısıyla İslâm dünyasının müzik piyasasında iyice yerleşen Sami Yusuf, meşhur bir dergi tarafından da “İslâm dünyasının starı” seçilmişti.

“İslâm dünyasının yıldızı” seçilmesiyle ilgili bir soruyu da cevaplandıran müzisyen Sami Yusuf, “Bu etiket yedi yıldır üzerimde, fakat ben kendimi böyle görmüyorum. Böyle bir yaşam tarzım da yok. Starlar kadar albüm çıkarmıyor ve konser vermiyorum. Ayrıca ben entelektüel yaşamı tercih ediyorum. Benim için yardım işlerinde bulunmak çok daha önemli” şeklinde konuşmuş. (Konuşan: Özlem Doğan, Milat g., 3 Mart 2014)

Sami Yusuf, “kalıcı bir müzisyen olabilmenin sırrı”nı da şöyle açıklamış: “Benim maceram biraz farklı başladı. Birçok yerde eğitim aldım. Babam tarafından da bir eğitimden geçtim. Doğu ve Batı müzik eğitimi gördüm. Makam ve klâsik Azeri müziğini öğrendikten sonra on dört yaşında ilk ritmimi yaptım. On sekiz yaşına geldiğimde ‘ben bu endüstriden çıkmak istiyorum’ diye Allah’a bir duâ ettim. Çünkü burada hiçbir şey sanatla ilgili değildi. Her şey idolleşme, para ve ticaretten ibaretti.”

“Popüler olmayı hiç düşünmüş müydünüz?” sorusunu da cevaplandıran Yusuf, “Bir gün arkadaşlarım bana, ‘tek bir şarkı yap ve Peygamberimizi anlatsın’ dedi. Ben de muallim adlı şarkıyı besteledim ve maceram böyle başladı. Oysa albüm yapmak ya da konserlere çıkmak gibi bir şey düşünmüyordum. Her şey nasip” demiş.

Albümlerinde genelde Türkçe şarkılar bulunmasıyla ilgili bir soru üzerine de Sami Yusuf şöyle demiş: “Türkiye benim için çok önemli ve benim annem Azerice konuşur. Bizim ailenin ana dili Azericedir. Sonuçta Azerice Türk kökenli bir dildir. Yüzde doksan Türkçesi uyuşur. Sadece lehçelerimiz farklıdır. Meselâ Erzurum’daki insanlar Azerice konuşanlarla çok iyi anlaşır. O yüzden Türkçe benim kalbime çok yakın bir dildir.”

Sami Yusuf, Türkiye’deki “tarafgirlik”ten de şikâyetçi olmuş: “Ben optimist bir insanım. Çok büyük bir problem olmadığı sürece olumsuzluk hissetmem. Türkiye hakkında her şeyi olumlu buluyorum, ama olumsuz olarak nitelendirebileceğim tek bir sıkıntı var o da; nereye gidersem gideyim beni bir yerde bulundurmaya çalışıyorlar. Beni politik partiler bir yere çekmeye çalışıyor. Cemaat kendi tarafına çekmeye çalışıyor. Politik amaçlarla kullanmaya çalışıyorlar. Ben bağımsız sanat yapan bir müzisyenim. Başka hiçbir amacım olmadığı halde bunun dışında beni her yere götürmeye uğraşıyorlar.”

“İslâm dünyasının hali” ve Suriye krizini de yorumlayan Sami Yusuf, 2014’ün ilk aylarında şöyle demiş: “Şu an Müslümanlar çok zor bir zamandan geçiyor. Bu sorunun çok filozofik ve entelektüel sebepleri mevcut. Esasen durum çok açık. Geleneksel İslâmın yerine değiştirilmiş bir İslâm var. Burada Vahhabiler ya da politik oyunların oynandığı, cemaatlerin grupların vs. İslâmından bahsetmiyoruz. Gerçekten anne ve babamızın bize yaşatmaya çalıştığı İslâmdan bahsediyoruz. Bu tip şeyler her zaman devam edecek, ama kalıcı anlamda bakıldığı zaman değişik ekollerin hepsi yok olacak. Baktığınızda ekstrem noktalara gelen insanlar bir noktadan sonra kabul görmeyecekler. Bunların dünyada yaşayacak yerleri yok, çünkü bunlar canavar ve çılgın insanlar. Sonuçta adalet varsa -ki Allah’ın adaleti var- bu insanlar belli bir zaman sonra yok olacak ve bizler gerçek İslâma ulaşacağız.”

Biz de inanıyoruz ki Allah’ın izniyle “gerçek İslâm”a, “Doğru İslâmiyet ve İslâmiyetteki doğruluğa” ulaşacağız ve kavuşacağız… “Ekstrem/aşırı ve müfrit”lerin kabul görmeyeceğini hatırlatan Sami Yusuf’a teşekkürler…

Recommended

About Author

236 Had posted.

Post a comment

All Rights reserved by © 2018 پایگاه خبری مدرن فا.
Powered by Virtual Wave News CMS